Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

İşe giderken ve gelirken kullandığın toplu taşıma suratları onlar.  Ne yaptıklarının bir önemi yok. Sanki sadece sen ayakta git diye o metrodalar.
Tanımıyorsun hiç birini… Esen rüzgarda savrulan toz bulutular… Sadece surat onlar ve tabi bazı kızlar sadece bacak.
Sabah uyuyan ve aksam gazete okuyan yüzler bunlar. Ağızlarından, yamulmuş boyunlarına veya omuzlarına akan tükürük kadar iğrenç varlıklar.  Ani bir titreşimle uyanan kafalar bunlar.  Gülersen sana dik dik bakacak gözler bunlar.  Sanki 1944’te lanetlenmiş bir metro vagonu gibi… Son bir asırdır somurtuyor bu insanlar.
Çok garip değil mi bu gün de aynı? Bahse varım yarın da aynı olacak? O adam yine elinin tersi ile salyasını silerken yandaki adamın gazetesine bakıp ayıplayacak…  Gelen makyajlı teyze makyaj yapacak enerjiyi bulduğu halde birinin başında yer versin diye bekleyecek. Takım elbiselilerin sadece kravatları değişecek.  Öylesine köreldik ki; kural kelimesinden türemiş olan “normal” sıfatı için uğraşıyoruz. Mutlu olmaya değil, Müjgan ablanın ne diyeceğini umursayanlar o metrodakiler. Şüphesiz hayattalar , lakin yaşamamaktalar.

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

. Angelus . (tüm yazdıkları için tıkla)