Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

   İlk önce farkındalık vardı. Ve farkındalık farkında olduğu bütün doğa olaylarına taptı. Sonra bilinç geldi. Ve bilinç farkında olduğu her şeyin en kudretlisini seçti ve ona taptı.  Sonra korku geldi. Korku bilincin elediği diğer varlıklar için şüpheyi getirdi. Sonra, şüpheyi dizginlemek için ahlak getirildi. Şüphe gibi, korku gibi, farkındalık gibi genel olsun istendi, lakin o kadar kudretli değildi. Zaafları vardı. İnsanların ahlakı öylesine garipti ki “öpmek” kadar güzel bir fiille bile yıkılıyordu.
Ahlaklı olmak ya da olmamak, dudağında, kahvaltı ederken kalan son kırıntıyı ya da reçel pıhtısını peçete ya da dilinle alma seçimlerinin arasında idi.  Evet insanlar bir kez daha saçmalamaktaydı.  Normal insanlar saçmaladıklarını fark ettiklerinde susarlardı. Lakin bazıları tek başlarına saçmalamamak için bazı kimseleri zorla bazı olgulara inandırdı.
Ecel kuraklığı çeken dudaklarına son bir yaşam damlası olmak için aşınca bu kara toprakları, her şey, kasedin bir yüzü bitmeden önceki o son yapay sessizliği bir silah patlaması gibi ses çıkaran “play” tuşunun geri atması ile ölebiliyordu. Ve artık maalesef  ki yaşam artık yaşamaya değmiyordu.  İnsanoğlu bu yazı gibi saçmalıyordu…

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

Latest posts by Angelus (see all)