Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Soğuk rüzgar yüzüne yağmur damlalarını bir şeyi anlatmak için fırlatırken saçlarının dalgalanışı yüzünden vazgeçti ve sen kafanı yukarı kaldırdın gözlerin birbirinden koparılmış karararak uzaklaşan bulutlara takıldı ay dan kaçıyorlardı tıpkı senin gibi,diye düşündün.Tıpkı,sanki sadece bir anlığına sen baktığında var oluyorlarmış gibi gözüken bir sürü yüz gibi kafanı indirdiğinde birazdan unutulacak bir eller cepte yürüyüş,bir üşüyerek hızlı hızlı uzaklaşış daha gördün.Bir anlığına etrafına baktığında sen otobüs durağına yürürken senin gibi bunu yapan bir sürü nokta vardı ve sürekli hareket halindeydiler hatta duran şeyler etrafındaki cansız her şey bu hareketler için yapılmıştı caddeler,binalar,arabalar,ağaçlar hepsi süreklilik için vardı sanki herkes bütün gezegenler tüm evren sırf bu hareketlilik için vardı düşünmen bile bu hareketin bir parçasıydı…
sanki zaman ilerlediği için onunla beraber ilerlemeli yoksa…. yoksası bilinmiyor zaten istesen de durulmuyordu yapılmış her şeyi düşündün hepsi vakit geçirmek içindi o hareketin içinde olmak bazen beraber bazen yalnız başına hareketle birlikte hareket etmek için.
Kendinin bir kısmı kızmaya başladı sana neden bunları düşünüyorsun daha iyi harcayabilirsin zamanını…harcamak evet evet harcamak için yaşıyordun nede olsa kendi içinde yaşıyordun ve durmak bunu hissetmek kötüydü durmak kabullenmekti ama kabullenmek bile tam olarak durmak değildi çünkü her inanış yine hareketin parçasıydı…dönmen gerekiyor sürekli dönmen gerekiyordu çünkü her şey dönüyordu ve sen dönüyordun böylece dönmüyorlarmış gibi görebiliyordun…-pardon… sesin kısık ve kuvvetsiz çıkıyordu tizleşmişti -pardon geçebilir miyim…soğuk hava seni bir anlığına etrafına bakmaya sevketti oturduğun mühite yeniden gelmiştin herhangi bir manzara parçası bunu garantiliyordu sana bi daha düşünmene gerek yoktu insanlara baktın ışıkların onların geçmesine izin vermesini bekleyenler,beklemek istemeyenler vardı birazdan kaybolacaklardı neden bu kadar hızlılar?neden bu kadar bariz bir an önce yer değiştirmek istemeleri?eve gittiklerini hayal ettin hepsi kapıdan içeri girdikleri anda beyaz bir ışıkla yok oluyorlardı görevleri tamamlanmıştı yok olmuşlardı var olamamış gibi yok olmak için tüm enerjilerini kullanmışlardı,onlar içinde sen aynı şekildeydin yoktun yansımaydın yansıyış olan hayatın gibi sustun artık düşünmek istemedin kafanı yere indrdin gözlerini görebilsen kendinden korkardın kocaman olmuşlardı damarları genişlemişti her şeyi onlardan bekledin şimdi vazgeçme şimdi kabullenme şimdi düşünceyi kanalize etme zamanındı uyumak istedin tekrar tekrar uyumak uyanacağını bilerek uyumak.Soğuk bir rüzgar esiyordu sigaranı yere atıp durağa meyil ettin.Yağmur damlaları yüzüne fırlarken neden diye düşündün bi neden var mı neden yoktu neden nedensizliğin bir parçası olduğu için vardı ve sen kısacık bir an adledilebilecek zaman aralığını geçirmek,kafanın içinde ne kadarda yalnız olduğunu sana göstermeyecek yansımalara bakarak bu zamanı geçirmek için akbil taşıyordun.Tatlı bir çocuğun sana doğru yürüdüğüne takılınca gözün düşüncelerinden koptun çocuk yanından geçip giderken aman be dedin kendi kendine şimdi eve giderim alırım kahvemi yanıma açarım filmimi…ürperdin biraz daha kendi kendine sokuldun bu sırada rüzgar yüzüne yağmur damlalarını fırlatıyordu üşüdün sigaranı atıp elini cebine soktun.Ama,ama neden? nedeni düşünmek istemedin otobüs durağına doğru yürümeye başladın gelecekle ilgili hayaller kurmaya başladın,çocuk istermiydin? sonra sesin duyuldu tiz ve kısık …pardon…rüzgar yağmur damlalarını yüzüne fırlatıyordu kendine kendine acaba bişey mi unuttum çıkarken diye düşündün,çantana bakarken bir esneme herşeyi böldü ve boş verip devam ettin sigaranı yakarken durağa yürüyordun ve hava soğuk olduğu için sigara olan elin üşmüştü sigarayı yere atıp o elini de cebine soktun etrafına baktığında senin gibi bir sürü insan hava kararmak üzereyken bir telaşla ve üşüyerek evin yolunu tutmaya çalıştığını gördün bu sefer neden aramaktan vazgeçtin kibirlileşiyordun yada kendine öyle geliyordun hayatın geçirilecek harcanacak bir şey olduğunu kafanın içinde yalnız olduğunu kabul etmek istedin ama çok zordu her zaman umut vardır diye düşündün ve haklıydın her zaman umut vardı umut bi yerlerdeydi ama hayat bi yere devam eden bi şey değildi duruyordu o kadar hızlı dönüyordu ki sabit olduğunu farketmek çok zordu bu sırada otobüs geldi oturacak yer olduğuna sevinerek kitabını çantadan çıkarıp okumaya başladın sonra kısık tiz sesin duyuldu…sonra gülümsemen görüldü…sonra göz yaşların yastığına aktı…sonra neden aramaya devam ettin ve neden olmadığını kabullendin kendin için. yalnız inançlar vardı ve gerçekler göreceliydi her şey bağlantılıydı aşık olduğunda aşka inanıyordun,üzüldüğünde umuda,sahip olduğunda kaybetmekten korkuyordun,umutlandığında dünyayı değiştirmek istiyordun.Her şey seninle ilgiliydi ve haklıydın düşüncelerin de değişecekti amaçların da biliyordun.Hepimiz seni izliyorduk.Soğuk rüzgar yüzüne yağmur damlarını fırlatırken ve sen hayal ederken bişeyleri,bilmiyordun dünyayı değiştireceğini çünkü çok zaman sonra kendi dünyanı değiştirecektin çünkü ben senin dünyamı değiştireceğine inanacaktım.