Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Kendi çocuklarını kendi elleri ile şeytana teslim etmiş bir medeniyetti bizimkisi… Serbest piyasa ekonomisinde, hayatta kalamayan bizler, çocuklarımızın da aynı yalanlarla ve aynı umutlarla yeniden hayata başlamasını sağladık. Tıpkı bir bayrak yarışı gibi bizden onlara geçti çalışma sırası… Sabah karanlığında otobüs yolculuğu ile başlayan ve gece karanlığında el yordamı ile yatağını aramaya kadar uzanan o iş gününü onlara aktardık… Bize, belki de aslında orada olmayan adalarda tatile çıkma fikrini aşılayan reklamcıların da çocukları bu yalana kanıp hayatlarını şeytana adayacaktı.

Biz dünü unutmuş, bugünü yaşamayan ve yarını olmayanlar olarak sadece itaat ettik. Ve itaat de edeceğiz. Biz bir şeyleri değiştiremeyiz. Biz toz tutmuş bir bodrumda çürümekte olan örümcek ağlarına bulanmış, oturak kısmındaki kaplaması yırtılmış ve içinden sarı süngeri çıkmış bir sandalyeyiz. Kurtarıcı olarak gördüğümüz kişi, aslında bizi ya sobaya ya da çöpe atacak kişidir.

Biz elli yıl boyunca haşerelik yapmış olduğumuz dünyadan koparken, köklerini toprakta bırakıp başka bir aşkın başlamasına olanak sağlayan çiçek kadar olgun bir tavır takınabilecek miyiz?

Dinlerdeki şeytan yahut Azazel, Samael, Albız, Belial, Mephisto, İblis  gibi isimler beyhudedir.  Biz şeytanı hep farklı bir şey olarak hayal edenler, ve hep ondan saklanmak için Tanrı’yı kullananlar işte bu sefer yakalandık.
Kazanımız, hayatlarımız ve bekçimiz vicdanlarımız …

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

Latest posts by Angelus (see all)