Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Sevgilisinin tenini koklamayı bıraktı Edmond. Valentine’e baktı. Edmond kucağındaki o beyaz giysiler içerisindeki kıza,  vücudundaki alyuvarlardan daha çok ihtiyaç duyuyordu yaşamak için.  Acıkıp acıkmadığını sordu Valentine’e… Peri masalları kadar güzel yüzünü eğip kaşlarını kaldırdı. Acıktığını söyledi ve dudağını büktü. Edmond onu kucağına alıp mutfağa götürdü. Mermer tezgaha oturttu. Ve onun için bir şeyler hazırlarken, Valentine mutlu bir şekilde ayaklarını sallayarak sevgilisini izledi… Birkaç şirin bakışmadan sonra yemek hazırlandı.  Valentine’in kucağına koydu tabağı… Valentine tezgahta, Edmond ayakta yedi burunları burunlarına değerek.

Tekrar kucağına aldı sevgilisini. Edmond doğruca odaya doğru yürürken, Valentine ışıkları söndürüp kapıları kapatıyordu onun kucağında.  Odaya geldiler, güzelce yatağa bıraktı Valentine’i. Yanına kıvrıldı sonra. Burun buruna verdiler.  Edmond belli belirsiz dudaklarını Valentine’inin dudaklarına değdirdi. Valentine’i uyusun diye ona masal anlatmaya koyuldu. Valentine her nefes aldığında Edmond bunu dudaklarında hissediyordu.  Ve her nefeste Tanrı’ya şükrediyordu. Dudakları, masalı anlatırken hareket edince hayal kadar kusursuz ama bir o kadar  uzak bir şekilde, Valentine’in dudaklarına değiyordu.  Huzur bu olsa gerekti…

Valentine’i gözlerini kapatınca eşyalar gün ışığı gitmiş gibi karanlıkta yitip gitti…

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

. Angelus . (tüm yazdıkları için tıkla)