Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

bu hikaye b’nin notlarından oluşturulmuştur kelan tarihinin başlangıcı niteliğindedir ve kelan edebiyat ve kelan tarih ensitüsünün ortak çalışmasıdır.b ve s in hikayesi kelan bilim insanlarının çocuğun teorilerini şiir şeklinde yayımlamaya başlamasının nedenidir.
yıl kelan öncesi 2217
B
işte karşımdaydı birbirimize yaklaşırken ister istemez sırıtıyorduk ama kafamın içinden korkunç şeyler geçiyordu benim,birazdan o gülümseyi suratından koparıp dehşetin ve şakınlığın güzel yüzünü allak bullak edişini gözlerimi kaçırıp kaçırıp görücektim olası bi çok kötü senaryoyu milyon kez canlandırmıştım kafamda ama her zaman doğaçlama olanı galip gelir…işte karşımda ben diye başlıyorum ama izin vermedi konuşmama.Kim? bir annenin kucak açışı gibi olan sesinin tınısını reddedebilirdi ki.
Yürümeye başladık elimden çekiyordu bi yerlere götürmek için,avucunu hissetmek beni tamamen farklı bi şekilde heyecanlandırdı.Sıcakladım,acaba kızarıyor muyumdur?.Sahilde bi bankın yanına gelip elimi bırakana kadar biri beni lavların arasından kokusunu duyduğum kır çiçeklerine götürüyordu şimdi ise lavın tam ortasında üstünde duruğum kibrit çöpünün ateşi harlamasını bekliyorum…Böyle anlarda insan yaşamak doğal bişey değilmiş gibi düşünüyor.Gerçekten yaşadığınızı hissettiğinizde bunda garip bir gerçek dışılık hissediyorsunuz.

Elimi bıraktı,oturup bi sigara yakınca yeniden bilincim yerine geliyor sanki demin sadece beynimin %0,3 üne sahiptim.DÜşüncelerimi toparlamalıyım daha büyük bir amaca hizmet etmem gerekitğini bilmesi gerek,ne yapmış olursam olayım affedilmeyi istesemde neysem oyum yada artık ne yaptıysam oyum veya biraz önceki bendim ve yahut hepisin toplamı yinede bu daha büyük bir vicdan azabına sahip olduğumu değiştirmiyor,kendi gözyaşlarımın geçiceğini biliyorum ve göz yaşlarımın bencillik üzerine örtülmüş naylon bir iyilikten meydana geldiğini.Şimdi hazırım yapacağım konuşmadan yeterince uzaklaştı fikirlerim,derin bir nefes almam yeterli alıyorum ama bu sırada ne olur durdur beni diye bakıyor gözlerim.Ahmak olmak ne zormuş.Neden şuracıkta aşık olup bir anda kurtulabilirim diye düşünüyorum?
İstediğimi düşündüğüm şeyi yaptı beni durdurdu.Fikrini biliyorum dedi.Öldürmeye hazır bir gündoğumu gibi dudakları,sessiz kalırsam devam edicek biliyorum.
Şimdi onu durdurabilirim neden açamıyorum lanet olası dudaklarımı,hayır başarabilirim.Bu sağlıklı değil diyebildim devam edebilirim; biliyorsun aşık olmadığımda fikirlerin dünyasında debelenebiliyorum eğer aşık olursam bir fikrin dünyasında yaşıyorum.Beni öldürebilecek yegana cümleyi kuran beynini takdir ediyorum öpmekte isterdim:”Ben senin dünyan olmak istiyorum” şuan aynı tastan civa içiyoruz ve en çok susayanımız kaybedicek ama sonucunda ikimiz de ölücez tabiki bunu söylemiyorum.Dünyadaki mutluluk merkezinin tam adresi kafamın içinde ama ben dünyanın içinde değilim sensiz.seninle mutlu olacağımı biliyorum ama eğer buna kapılmama izin verirsen bana sonradan pişman olacağım harika bir hediye vermiş olacaksın.Bunu önceden düşünmüştüm ama söylerken bunu bilmiyordum.
Bi süre sessiz kaldık ona yalan söylemek istemediğim için bozması gereken benim.Dünyayı yok etmek istiyorum böyle aptalca ve kaotik kötü birşey için beni desteklemek istemeye bilirsin ama dünyayı düzeltmem gerekiyor ve bunu ancak tüm dünyayı yani tüm suç ortaklarını rehin alarak yapabilirim.
Ciddi bir ifadeyle evrenin mutluluk oyuklarını yüzüme dikmişti beklediğim dehşet yoktu.

Eğer yolun bu olduğuna inanıyorsan ki şüphesiz bir inanç kötüdür bilmen gerekiyor bende bazen öyle düşünüyorum ama daha iyisini bulabilirim belki de bulabiliriz.Biliyorum dünya siktiri boktan bir yer ve böyle bir yer olmasının nedeni bizim boktan olmamız.
Sorun annelerinin gözü önünde suzuluktan ölen çocuklar ve bunun suç ortağının tüm insanlık olması sadece moronlar yaşamaktan vicdan azabı duymazlar.Çünkü şuan dünyada,aç insan sayısının iki katı kadar obez insan olması bizim suçumuz.Biz hangi parti başa gelmeli diye düşünürken tecavüzler devam ediyor biz hangi düşünce dünyayı kurtarmalı diye düşünürken ve bununla ilgli facebookta durum güncellerken kadınlar ve yaşlılar ve zayıflık diye bişey oluşturduğumuz için zayıflar şiddet görüyor zenginler zenginleşirken insanlar açlıktan tedavisi olsan hastalıklardan ölmeye devam ederken biz kimin televizyonda gaf yaptığını merak edip kimin kiminle sikiştiğini araştırıyoruz bizler iyi olduğumuzu elimizden geleni yaptığımızı kötülerin zaten cezalandırılacağını düşünürken asıl cehennem gazabını bizim hakettiğimizi unutarak boş hayatlarımızı yaşıyoruz ve bu bizi aptal ve kötü yapıyor insanların ağlamadığı ortamlar yaratıp gülebiliyoruz çünkü sürekli insanların ağladığı ortamlar yaratıp bunları görmememize yarayacak engelleri oluşturabildik.
İster istemez gülümsüyorum gaza gelmek onu daha da tatlı yapıyor burun delikleri genişledi ve daha hızlı nefes alıyor,elmacık kemiklerde baharın meyvelere armağan ettiği hafif kızıllık var.Daha da önemlisi sanki kendi kendime konuşuyormuşum gibi düşüncelirimi yansıtıyor.
Heyecanına katılıyorum.
Sırf öyle düşündüğüm için buna karar verdim buraya geldiğimde ikimizle ilgili herşeye engel olmak istiyordum ama o isteği benimsediğime üzülüyorum şuan ve cidden bilmiyorum korkuyorum,üzülüyorum ama mutlu olmak da istiyorum ve vicdan azabı duymamak istiyorum bunu yaparkende kendim olmak istiyorum fazlasını falan değil herşeyi istiyorum. insanlar kahraman istiyorlarsa kurtulmak için,onlara tam tersini vericem ama ömürboyu yeticek kadar şarapla ve aşık olduğum kişiyle hayatımı anarşi üzerine çalışarak geçirmekte istiyorum ve o kişi sen değilsen birbirimize sonu hüsranla bitecek bir zaman geçirme fırsatı sunmamalıyız.Belki bu da aptalca ikimizde tamamen aynı şeyleri istesek bile bu eninde sonunda bitecek ve yine biz zaman geçirmiş olucaz.Konuştukça düşünüyorum ve kafam kalabalıklaşıyor bu yüzden durdum ne istediğime karar vermeliyim ama ne istediğimi bilmiyorum birinin elini tutmak ve dünyayı kurtarmak aynı değere sahip olabilir mi? demek ki bazen oluyor ama bunların birbirine ters şeyler olması gerekli mi?
Neyse ki devam ederek beni biraz olsun kurtarıyor.
İkimizde kararsızız ve zaten kötüyüz bunu biliyorum evet biticek ama biz bitmeyeceğine inanacağız bunu yaşarsak ve bu kötü bir şey olmak zorunda değil olursa da olsun.Şuan da bira içmek istiyorum ve birazdan içicez,bende seninle birlikte olmak istiyorum belki de sorunları parçalayarak çözmeyi denemeliyiz.

Belkide haklısın derken gülümsüyorum ve elimi uzatıyorum hem biraya ve o an en çok istediğim şeye aynı anda sahip olabilirim.Bazen de iki aynı sayı birbirine eşit değilmiş gibi oluyor yada öyle olduğuna inanıyorsun bunun gerçekliğin neresinde olduğunun pek bir önemi yok.Bi kaç tombul şişe efes bira ikimizi de dönüşü olmayan bir yola sokacak ve kaza yapacağımızı bilsek bile yol uzun sürsün diye temkinli kullanıcaz öyle de oluyor…
O gün banka geri döndüğümüzde birları açmadan önce ağlıyoruz belkide ben ağlamak istediğim için o ağladı ve o ağladığı için ben ağlamak istedim bazen gerçek ve gerçekdışılığın yanında üçüncü bir seçenek olur asla unutmadım o günü ve ağlarken sarılmamızı.

Herhangi bir umutsuz romantiğin rahatça hayal edebileceği güzel bir kaç yıldan sonra oluşturduğum plana başladık bir süre sonra planımız harika gidiyordu elimizde yeterince çırak vardı ve finansal olarak yükselmeyi başarmıştık planın en önemli kısmı tüm dünyayı rehin almaktı böyelikle şirketlerden başlayarak önce açlığı sonra hastalıkları ardından devletler ve ordular yok olana kadar dünyayı zorla güzel bir yer haline getirmeyi amaçlıyorduk ve umuyorduk ki hiç bir kitle imha silahını kullanmak yada insanlar üzerinde kullanmak zorunda kalmayalım.Kendimize kelan ismini vermiştik ve git gide artıyorduk başlangıcın aksine zorla değilde herkezle birlikte bişeyleri başarabilirdik.
Bir yandan tartışıp bir yandan sevişiyorduk sayfa sayfa terör eylemleri üzerinde,umut parçalarnını üzerinde.

Biz kelandık ırkımız yoktu yada dinimiz.Hepimizin inançları bireyseldi ortak noktamız beraber yaşayabileceğimiz,otoritesiz yaşayabileceğimiz,akıl için ilerleyeceğimiz,sevebileceğimiz,sevilebileceğimiz,aşık olabileceğimiz ve daha iyisi için umutla ve beraber hareket edebileceğimizdi.Artık korkmuyorduk biz tüm dünyaydık hem kötüler hem iyiler bizdik tüm inançlar bizimdi.Olabileceğince özgür ve iyi olarak yaşayabilmek için dünyaya anarşi getirmeye niyetliydik .Plan beklediğimdende harika gidiyordu artık lider yoktu s ve ben stratejisttik.
Mevsim hep bahardı kelimleler yeterli değildi. bunu bizim yerimize dudaklarımızın birleşmesine ve aynı yastıktaki başlarımızın yarattığı çukura bırakmıştık.Planın ilk aşamaları sorunsuz geçti gizli toplantılar,hidrojen bombalarının kontrol mekanizmalarını bim poşetinde taşıyorduk ve dünyanın 22 bölgesine sahra çölünden başlayarak yerleştirmeye hazırdık.
Plana göre 7 bölge insansız seçildi böylece bir yandan ulusal kanalları aynı anda hacklerken bir yandan ne kadar gerçek olduğunu kanıtlamış olucaktık hatta suikaste hazır çıraklar seçtiğimiz devlet adamlarını ve şirket sahiplerini takip etmeye başlamıştı.Her yerdeydik ve çok kalabalıktık yaklaşık bir milyar insan aynı amacı arzuladığını beyan etmişti.Kontol mekanizmasını işletmek tüm vaktimizi alıyordu bir anda tüm dünyayı esir alamak için 2 ayımız kalmıştı…
Uçaktan inip bir an önce yanına gitmek istiyordum acele aclele taşıdığım onca planla birlikte karagaha varmak için koşturuyordum hiç bişey umrumda değildi bir hafta görüşmemiştik ve ben yazdığım şiiri okurken yüzünü izlemek istiyordum ve gülümsediğinde o gülümseyişi öperek kitle imha mutluluğunu dudaklarımda hissedebilirdim karargah sessiz gözüküyordu,şifreyi girip kapıyı açtım.Onun sesini duydum bu hep kötü hem güzeldi sinirli sinirli bağırıyordu.-sen delisin! aptal herif! kimi azarlıyor acaba diye düşünürken koridordan hızlıca yürüyordum kapıya yaklaşırken şiiri çıkardım tartıştığı kişiden çıkmasını rica edersem kızmazdı sonra devam edebilirlerdi kapının yanına geldiğimde ve kapıyı açtığımda sonsuzluk içinde hep aynı görüntüyü sürekli işleyen bir bilince sahipmişim gibi donup kaldım korkunç bir sonsuzluk içinde tamamen yapayalnız aynı görüntüyü işliyordu bilincim ve bu görüntü ölürken gözlerimi acıdan kapattığımdı elimden düşen şiir bidaha elime geri dönmedi olayı anlamam uzun zamanımı almıştı birinin sevdiğiniz kişinin kafasına bıçak sapladığını hayal etmek istemezsiniz benim bakarken zarar vermek istemediğim küçük dünyam kanlar içinde yere yığılırken ne yaptığımı sonradan anladım k nin üzrine atladım bıçak yere düştü,bıçağa atıldım ne hissettiğimi bile bilmiyordum ve bıçağın üzerindeki kan elime damlıyordu,kafamda şimşekler çaktı.S’e bakamazdım yapamazdım bunu kendime.Bu sırada korkağın kaçışının farkına vardım yere diz çöktüm,kafamı çevirdiğimde elini gördüm tutmak için hasret çektiğimin.Bana uzanmış gibiydi kendime gelmeliydim yaşıyor olabilirdi lanet olsun! kim bu durumda yaşayabilirdi?,bağırmak istedim bağıramıyordum neden sesim çıkmıyor içimde kapana kısılmış gibiydim çıkmazsam,yanıcaktım,ölücektim bağırmam gerekiyordu bu sırada yanaklarıma değen göz yaşlarımı hissettim,kafam zorla yüzüne gitti sevgilimin.Kanlar içinde bir yüz en fazla bu kadar güzel ve masum olabilirdi elimde hala bıçak vardı ve bağıramıyordum,donmuştum ona yaklaşmak,sarılmak,öpmek,kurtarmak istiyordum.Beynim kararı verdi sol bacağıma hızlıca aynı bıçağı sapladım ve haykırdım işte bu işte bu…üstüne bıraktım kendimi kokusunu aldım,boynunu öptüm ağzıma kan geliyordu umrumda değildi öptüm öptüm öptüm…Kendime geldiğimde hastanedeydim kalkmaya çalıştım ama bileğimde kelepçe vardı.Kendini kaybeden çırağımız k!, s’i sevdiğimi öldürmüştü ve tüm plan bitmişti herşeye el konulmuş uzun uzun hiç birşey görmüyordum ve duymuyordum yargılanmamın ardından camsız kapısız hücrede idama mahkum edilmiştim,şimdi tüm bombaları patlatsam ölücek insansayısından daha fazla insan insan olmanın kötülüğünden ölecekti.Beni hücreye kapamalrının ardından kararımı verdim hiç olmadan önce onu ölümsüzleştirmeliyim…

Tihari devlet gazetesi:
Kelan terör örgütünün b kod adlı ele başı sağ bileğini ısırarak kanıyla yere açıklanmayan bir şeyler yazdıktan sonra kan kaybından öldü.Örgütün diğer üyesini sağ güzünün tam üstünden bıçaklayan manyak kendini de bacağından yaralamıştı.Komada ki S kod adlı terörist aynı gün uyandı yargılanmasının ardından infazının gerçekleşmesi bekleniyor.

Kelan Gazetesi: B tiharin’in sepku hapisanesinde kendini öldürdü umarız inançları aksine güzel bir yerdedir.S hastanede ulaşabildiğimiz bilgilere göre iyi ve komadan uyandı.Statik hattan kurtarma görevi bilgilerine ulaşabilirsiniz.B ölmeden önce şu yazıyı bıraktı;


paptyaları taşır s umut içinde
suçiçeklerini insanlardan suya geri götürür
S hem kelan hemde seçeneği olanaksızın
mutluluğu oldu b’nin ömrünün

gerçek ve gerçek dışılığı ayıran çizgi bilinci
gerçekliğin üçüncü hali ve var eden evreni
yaratıcısı sevmenin çiçeklerinin
S dengenin kendisi ve tek tanrısı b’nin

açıkça ve umutla sevgi için nefret ettik
batalıkta bahar yağmuru değersiz değildi bizim için
aynı anda ve aynı mekanda iki aynı şeye sahipdik
aşk bizdik umuttuk birbirimiz için

şüphe ve inançla S
bir belki de
bir umutta
Kelanda
B ve S belki hiçlikte
ama yada
belki bir umutta

S seni seviyorum ve hiçliğin içinde de sevmeye devam edicem.
kelanın tek bayrağı ve tek rengi olan umutla…


Kelan yılı 00

S’nin infazının ardından bir süre sessizlik oldu ama yalnızca kelan için değil tüm insanlık sessizdi ve herşey bölüm 01 deki gibi bir anda yaşandı kelan artık tüm dünyaydı.

Belki…