Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Görmek fiiline nesne olamayacak kadar güzeldi.  Onsuz yaşamak, yüklemsiz bir cümle gibiydi.  Beni niteleyen ve beni ben yapan her şeyde iyelik eki O’na ait olsun istedim.  Cennetin yedinci katı idi. Satrançta oyunu her zaman eşit sayıda askerle başlatan Tanrı kadar adildi kalbi. Umutlar kadar güzel gözleri üzerimde iken, gürz ile darbe aldığım hissine kapılıyordum. Bedenim olmasa da severdim onu. Teni tenimde olmasa da severdim. Hatta bir insan kurbanı karşılığında mutlu olabileceğini düşünsem, seve seve kurbanı olur, zamanla çürüyüp bastığı toprağa karıştığım için gurur duyardım.  Eğer, halk hikayesindeki Leyla O olsa, Mecnun Allah aşkından vazgeçebilirdi… O’nu sevmek, kendim için yaptığım en güzel şey idi. Gün ışığı dolmuş odada yankılanan kuş cıvıltıları ile uyanmak idi O’nun ile uyanmak… Yeminlerimi O’nun adına ediyordum artık. O’nun  tadını alınca her şey o kadar tatsız ve değersiz geldi ki… Ay O’nun tenine ışıklarını değdiremiyordu utancından.

Arılar polen toplamak için konamıyordu O’nun vücuduna.  Yağmur değemezdi O’nun tenine asla… O teşbih ile anlatılmayacak olandı. O  art arda  sıralanan iyi ve güzel olan her şeyin sonuna konulan üç nokta idi. O kalp götüren idi. Tanrı  kutsal kitaplarda karşılığını bulabilir iken, O hiçbir düzlemde karşılığı ve dengi olmayan idi…

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

. Angelus . (tüm yazdıkları için tıkla)