Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Aklınıza gelince yüzünüzde salakça bir tebessüm belirmesini sağlayanlardandı. Hani bütün ömrünüz boyunca arayıp durduğunuz var ya, öyle idi işte. Sizi fark etmediğinde, gözleriniz dolabilirdi.

Aslında hayalinizdeki kişi ile alakası yoktu.  Ona rağmen dudakları sizin için ibadetin sembolü idi. Kanınız, onun damarlarında akmak istiyordu.  Bu sebepten mütevellit her zaman sıkıca sarılmak isterdiniz ve sarılsanız dahi, kafi gelmezdi. Havada onun kokusunu ayırt edebilirdiniz.  Huriler onu görse kederden solabilirdiler.

Bilinen bütün tanrıçalardan daha üstündü işte. Seccadenizi Kıble ’ye değil ona doğru serseniz, Tanrı gücenmezdi.  Öyle güzeldi işte. Hayallerinizde özgür olduğunuzu anladığınız o ilk andı.  Sizin için güneşin doğuşu demek; onun, gözlerini güzel bir uykudan sonra açması demekti.

Belki de küçük bir bebeği ziyarete gelenlerin, onu sevdiğini kanıtlayabilmek için bebeği uyandırması kadar masum ve bir o kadar bencilce sevmekteydiniz.

Yok yahu daha basit haline indirgeyelim; What’sApp’da  “Bir Yeni” yazısının altındaki ismini gördüğünüzde, mutlu olduğunuz kişi işte. Ya da sosyal medyada bildirimlerinizin hepsinin ondan olmasını istediğiniz kişi? Adını söylerken ses tonunuzu kontrol edemediğiniz kişi.  Hani diğer insanların hepsinin adını onun adı ile karıştırdığınız kişi? Hayatınızın hem faili ve belki hem de maktulü olan kişi.

O kişi işte evet…  O kişiyi kendinizle neden kirletesiniz ki?

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

. Angelus . (tüm yazdıkları için tıkla)