Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Başlayan her şeyin bittiği ve her çiçeğin bir gün solacağı gerçekliği vardı önümüzde.  Gözyaşları ne kadar akabilirdi ki?  Sevdiklerimizin yaşamasına müsaade etmeyen sistemin işleyen çarklarından biri olurken,  öldürdüklerimizin arkasından ne kadar ağıt yakabilirdik ki? Tanrı’nın oğlunu bile tahtaya çivileyen insanlar, bizlere sadece “iş gücü” olarak nasıl bakmasın ki?

Aramamız gereken gerçek benliğimiz iken o meşhur renkli arama motorlarında ne bulabilirdik ki? Sıcak havada sarılmayanlar varken nasıl aşık olabilirdik ki? Sosyal medya mecralarına yaydığımız yaşamımız, onu yayarken kaybedilen zamanda yaşanmaya devam edilmiyorken, ne kadar değerli olabilirdi ki?

Çam ağaçları bile yapraklarını dökerken, biz nereye tutunabilirdik ki? Biz ölelim diye bombalar üretilirken, biz ne kadar yaşayabilirdik ki? Benliğimizi bile kaybetmişken aşıklarımızın kalmasını nasıl bekleyebilirdik ki? Sanattaki tutkular kavuşma anına kadar iken, sonrasını nasıl tadabilirdik ki? Sonrası var mıydı?

Doğrular aynı iken, hatalar bizi farklı kılarken neden hata yapmaktan bu denli çekindik?  Milyarlarca hücreden oluşurken, yalnız kalmaktan nasıl bu kadar korktuk?

Lavanta kokusunu oda spreylerinden bilirken nasıl inadına işe gidebilirdik?  “İçinden çıkardığı tavşan sayısını unutup şapkayı emekli etmeden” nasıl yaşayabilirdik? Ağlamaktan utanırken nasıl bu kadar gülebilirdik? Hatta durun, ben bir başıma iken nasıl “ biz “ olabilirdim ki? “Bir gece daha üzerimden geçerken” nasıl namuslu kalabilirdim? Sevdiklerim ölürken yaşayanları nasıl sevebilirdim ki?

Çözülmeyi bekleyen bunca sorun olmasına rağmen elimde bir formül yok iken nasıl cevaplayabilirdim ki? Hala orta bahçedeki megafonlu, “Arkadaşlar bildiğiniz gibi” diye başlayan cümleleri kuran solcular var iken yeniliklere ne kadar inanabilirdim?  Sen yok iken ben ne kadar olabilirdim ki? Hiçbir cevap egomuzu tatmin etmedi diye hayata bir anlam veremezken, hayatta anlam aramamamız gerektiğini nasıl bağırabilirdim ki?

Ben anlamsızlığımı ve değersizliğimi kabul etmiş iken  fiillere nasıl özne olabilirdim ki? Evet sanırım ilk kez sorun gerçek anlamı ile bende… Sende değil dünya.  Sen tam da hak ettiğimiz gibisin.

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

Latest posts by Angelus (see all)