Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Gözyaşları bütün günahları temizleyebilecek kadar kutsaldı.  Var olmuş, olmakta olan ve olacak olan bütün kelimeler, güzelliğinin yanında soluyordu. Daha fazla kavrayabilmek isterdik onun güzelliğini.  En uzun saniyeleriydi hayatımızın öpmeye yeltendiğimiz andan,  dudaklarına temas ettiğimiz ana kadar olanlar.  Şeytandan daha büyük bir şirk koşma sebebiydi güzelliği.

Saçları, her telinin ayrı bir bilinci varmış gibi hareket ediyor, uyum sağlıyordu.  Gözleri o kadar güzeldi ki; Kıbrıs’a “barış” götürenleri bile unutuyordunuz.  Ve dünyadaki kötülüğü ve tamahkârlığı göremiyordunuz. Biten üçüncü şarap şişesinin hüznü ve huzuru vardı teninde. Bırakın tanışmayı, aynı topraklarda aynı dili konuşuyor olmak dahi mucizeydi.  Onu sevmek koşullarla uzlaşmamak demekti. Bırakın dokunmayı, baktığı yer dahi cehennemde yanmazdı.

Eğer varlar ise; Allah’ın rahmeti, Freyja’nın bereketi, Odin’in bilgeliği, Justicia ya da Tyr’in adaletiydi.  O, gözle değil kalple görülürdü şüphesiz çünkü Mevlana gerçek aşk için böyle buyurmuştu.  Baal ve Hüda arştaki koltuğu ona bırakmıştı. O konuşunca bülbüller susardı. Pervaneler mumu onla aldatırdı.

Cennetteki ilk dileğimiz değil bizzihati cennet-i ala olabilecek kadar güzeldi. Kelebek olsanız bir gününüzü onla geçirmek isterdiniz.  Polenle çoğalırcasına güzeldi.  Başrol değil, kâinat tiyatrosunun yazılma sebebiydi. Bütün karakterler, tipler, dekorlar onun için yazılmış, çizilmiş, yapılmış ve oynanmıştı. Ona bakarken, göz kapaklarınız gözlerinizi nemlendirmeyi unutarak açılıp kapanma refleksini yerine getirmeyebilirdi.

Korkumuz herkes gibi onun da bir gün yitip gitmesiydi. Şüphesiz gidecekti. Lakin izzetinefsi bir kenara bırakıp “kal” dememize değecekti.

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

Latest posts by Angelus (see all)