Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

“Burası mı bana yabancı yoksa ben mi buraya yabancıyım?” diye geçirdi aklından… Karanlıkta ilerleyen metroda, adam kadına baktı.  Kadın şirin bir telaş ile adamın yanına oturdu.  Varlığıyla bile kadını rahatsız edebileceğinden şüpheleniyordu. Gözlerini kapattı ve hiç o metroya binmemiş olmayı diledi. Tekrar göz ucu ile kadına baktı; kadın, düşen yağmur damlaları, taç yapraklarına çarpıyor diye kendi ekseninde yalpalayan bir çiçek kadar tatlıydı.  Aklından geçen düşüncelere bir an yön veremedi… Metronun kaza yapmasını istedi ki o kadın yanında saatlerce kalabilsin. Hatta orada ölmek istedi, yanında o varken… Bir sarsıntı sonrası dudakları belki bir nebze daha birbirlerine yaklaşırdı, kim bilebilirdi ki? Adam tereddütle de olsa sordu;

– “ Bu tren kaza yaparsa adını bile bilmediğim biri ile öleceğim. Başım sarsıntıdan omuzlarınıza düşecek ve en iyi senaryoda saatlerce öyle yardım bekleyeceğiz… Başımı kaldıracak takatim olsa bile kaldırmazdım omuzlarınızdan…” dedi…

Kadın ilk başta şaşkınlıkla baktı ama cümlenin sonuna doğru hafifçe gülümsedi. Sonra söze girdi;
– “Âîn adım” dedi ve tebessüm etmeye devam etti.

Adam ilk önce kadının az kelime ile cevap vermesinin sebebini anlayamadı sonra içinden “ Hangimiz bir yabancı ile ilk cümlede saatlerce konuşuruz ki?” dedi ve cesaretini toplayıp;
– “Cenneti hak etmediği için düşmüş bir ırkın mensubu, bu kadar güzel bir şey olabilir mi?” dedi.

Kadın tebessüm etmeye devam etti, başını kırk beş derecelik bir açı ile adama çevirerek;
-“ Bunlar genellikle kullandığınız açılış cümleleri mi? Yoksa bendenize mi özel?” Dedi…

Adam sadece fazla hayal kurardı ve bir hayale çoktan başlamıştı bile… Bu kadın “o” olabilir miydi? Hayalleri ile geceleri uyutmayacak ve sabahları yataktan çıkartmayacak kadar güzel olabilir miydi? Arkadaşlarına yaşadıklarını anlattıklarında inanmayacakları için; bir Ferhâd ile Şirin hikâyesi olarak anlatacakları kadar güzel bir aşka yelken açıyorlar mıydı acaba? Tam bu hayallerin arasında kadın tebessümle adama;
– “Bu benim için son durak, bakın ölmedik maalesef ki…” dedi ve metronun açılan kapısından yürüyerek gitti…

Hayır, öylesine bir aşka yelken açmıyorlardı… Bazen hayat böyleydi… Yok, yahu! Hayat hep böyleydi… Birlikte öleceğinizi düşündükleriniz, bir bir metrodan inerdi… O denli güzeldi ki; vefat etseniz kabir azabınız onun ziyarete gelmesini beklemek olacaktı ama o asla sizle ölmedi. Sırf onu yazılarda betimleyebilmek için komisyon bile kurabilirdiniz ve yine de başarısız olurdunuz ve o başarısızlığınıza sadece burun kıvırırdı. Çükü hayat bazen, hayır hayır, hep böyleydi…  Ancak izzetinefsinden feragat edenler sever ve tamahkârlar giderdi…

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

Latest posts by Angelus (see all)