Ben, Sen, Biz ve Onlar…

Ben, sadece ben, sessizlik ve onun getirdiği büyülü düşünceler…

Eski Menü
Bir Sayfa Seçin

Yeni çile dergâhımızın toplum olduğu çağdaydık. Güneşe karşı bütün dik başlılığıyla durmuştu. Öylesine güzeldi ki değil yüzüne bakmaya, utanıp yere bile bakamıyordum, gölgesi orada diye.  Gölgesi öyle lütuf doluydu ki toprak için yağmurdan bile daha verimliydi ya da rivayetler öyleydi. Ya bütün şiirler ona yazılmıştı ya da ben gayet abayı yakmıştım… Aynadaki yansıması ona bakınca bile kıskanabilirdim.  Söylenti de o ya; gülüşünü gören kara sevdaya tutulurmuş.  Öylesine bir şeydi ki;  yolda bir kere görülünce ardında iflah olmaz bir boşluk bırakırdı. Lütuf muydu, lanet mi? Toprak onun basacağı yerden filiz verirdi ki ayakları daha yumuşak bir zemine değsin.  İsa’nın bile pagan dinlerinde binlerce benzeri vardı ama o tekti. Ona yapılan teşbihler “Teşbihte hata olmaz” önermesinin tek istisnasıydı.

Göz göze gelsek dünyanın bir anlamı kalır mıydı? Attila’nın, Büyük İskender’in, Timur’un, Cengiz Han’ın ve Haccac’ın ordularıyla ile aynı anda savaşmış gibi bitap düşüyordum onu göremediğim her saniye.  Kıbleyi şaşırtabilecek kadar güzeldi ve bu güzellik asla bitmeyecekti. Ruhlar birbirlerini sevince beden sadece teferruattı lakin sadece âşığının bedeni teferruattı, onun cemali yerle gök arasına sığmazdı. Öylesine şefkâtliydi ki; insanlar bitap düşmesin, bilinmezlikte solmasın diye yüzünü gizlerdi. Ölüp toprağa karışınca rüzgâr ona savurur muydu beni? Onsuz geçen günler varken, kabir azabı mı korkunçtu? En uzun gecenin ardındaki güneşten bile daha değerliydi…
Onun ardından güzel olan her şey, idare eder bile değildi…

Gözünüz hep kapıdaydı işte; belki gelir diye… Yalnızlığın hilesi de budur işte; bir gün geleceği umudu ile baş başasınızdır hep. Bitik şişe yığınları arasında saklı kalmış küllerin havaya karıştığı odada solumaya çalışmak mı işkenceydi, onsuzluk mu? İnsanlar giderken neler götürüyor ve her yarayı dikiş tutmuyor. Mutluluk göçebedir belki ya da sen göçtün ama yapabildiğimiz tek şey var… Ne demiş bir diğer güzel insan; “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.” (*)

20141105_234016
(*) Aslı; “پرواز را به خاطر بسپار پرنده مردنی ست”
Furuğ Ferruhzad    /     فروغ فرخزاد
Çeviri bizim tarafımızdan yapılmamış olmak ile birlikte az biraz Farsça bilgime bakarak sanki bu çeviriden daha iyisi olamazmış gibi düşünmekteyim, vecd ile bin secde…

Angelus

Angelus

Mühim biri değil...

Tüm Yazıları >>>
Angelus

. Angelus . (tüm yazdıkları için tıkla)